flaş haber

KURUM İÇİ (ÖRGÜTSEL) İLETİŞİM VE MOTİVASYON !

Bu haber 11 Mart 2022 - 6:27 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Günümüzde kurumların başarısında önemli bir rol oynayan “çalışanların motivasyonu” ve “takım ruhu
oluşturma” aktivitelerinde yöneticilerin ve çalışanların iletişim becerilerinin önemi büyüktür.
İletişim Becerileri; bilgi, düşünce, duygu, istek veya soruların başkalarına etkin ve verimli bir şekilde
anlatılması ve anlaşılmasıdır.
Eğitimsiz konuşmacılar aktarmak istedikleri mesajın yaklaşık %70’ten azını aktarabilirler. Eğitimsiz
dinleyiciler de aldıkları mesajın yaklaşık %50’den azını yakalayabilirler. Oysa iletişim becerilerinin
geliştirilmesiyle bu oranlar %90’nın üstüne taşınabilir.
İnsanlar uyanık kaldıkları her 10 dakikanın 7’sini İletişime harcarlar. Bu 7 dakika ise şöyle dağılır;
 Yazmak %9
 Okumak %16
 Konuşmak %30
 Dinlemek %45
İletişim için önemli bazı donanımlar şunlardır;
 Empati Yapma
 Paradigmaların Farkında Olma
 «Beden Dili»
 «Aktif Dinleme»
 «Etkin Anlatma»
Empati; bir kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakması, o
kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, onu hissetmesi ve bu durumu ona
hissettirmesi sürecidir.
Paradigma; bir kişinin çeşitli etkilerle (eğitim, çevre, tecrübe, ait olduğu kimlik vs) kafasında oluşmuş,
“doğru” ve “geçerli” olarak kabul ettiği, fikirler, değerler, bakış açıları, ve yargılardır. «Önyargı»
kavramından farklıdır; Önyargı spesifik bir olayla ilgili takıntılı bir durum iken, Paradigma; Önyargıları
da doğuran daha genel kök nedenlerdir. Paradigmalar, hiç çıkaramadığımız bir psikolojik gözlük
gibidir; herşeyi onun aracılığıyla görürüz. Çoğu zaman paradigmalarımızın farkında değilizdir…
Bazı Paradigma / Önyargı Örnekleri;
 “……… Memleketinden adam çıkmaz.” Paradigması; «Ona sakın güvenme!» önyargısını
doğurur
 “……… Takımı şikecidir.” Paradigması; «Bu maçta da kesin hakemi satın almışlardır»
önyargısını doğurur
 “……….’lar vatan hainidir” paradigması; «Bırak onu dinleme. Vatanını satar o» önyargısını
doğurur
 “……….’li kızlar hafif meşrep olur” paradigması; «O kızla evlenirsen evlatlıktan reddederim»
önyargısını doğurur
 “……….’lar aptaldır» paradigması; «Onun kafası çalışmaz, boşuna anlatmaya uğraşma»
önyargısını doğurur
 “Erkek adam bıyıklı olur” paradigması; «Birak ya şu entel dantel kılıbığı» önyargısını doğurur

 “Bıyık kültürsüzlük simgesidir” paradigması; «O Tiyatrodan ne anlayacak ki; Kıronun teki»
önyargısını doğurur
Bir Kişi hakkında doğru fikir sahibi olmak ve onunla sağlıklı bir etkileşime girebilmek için, o kişinin
paradigmalarını keşfederek, onun paradigmaları aracılığı ile kişinin dünyasına bakabilmeliyiz. Sağlıklı
bir iletişim kurabilmek için o kişinin paradigmalarının farkında olmalı, onları anlamalı ve
tartışmalarımızı paradigmalar üzerinden yapmalıyız (kişiselleştirmeden, genelleştirmeden)
Tabii ki önce kendi paradigmalarımızın farkında olmalıyız… cesaretle…
Beden Dili; duygu ve düşüncelerimizin en saf en dolaysız yansımasıdır. İnsanlık tarihi açısından en eski
iletişim aracıdır. Başka hiçbir iletişim aracı yokken insanların ataları beden diliyle iletişim kurdular.
Doğadaki diğer canlılar hala bu yolla iletişim kuruyor. Bu nedenle genetik ve doğal olarak bize en çok
etki eden iletişim aracıdır.
Sosyal Psikolog Albert Mehrabian’ın yaptığı bir araştırmaya göre; Yüz yüze kurduğumuz bir ilişikide
inandırıcılık faktörleri şöyledir;
 Sözel olmayan (Beden Dili) %55
 Sözler %7
 Ses %38
Önemli Bazı Beden Dili Unsurları; Beden duruşu, Göz teması, Mimikler, Başın kullanımı, Jestler ve
diğerleri (giyim, bakım ve makyaj, oturmak için seçilen yer, oturma biçimi, ayakların kullanımı,
mesafe, kullanılan aksesuarlar…
Aktif Dinleme; Dinleme ve işitme çok farklı iki şeydir. Dinleme, birisi konuşurken yalnızca sessiz olmak
anlamına gelmez. Dinleme, karşındakini anlamak için yapılır. Amaç duymak değil anlamaktır.
Söylenen şey, işitilen şey ve anlanan şey birbirinden farklı olabilir. Paradigmalarımızdan sıyrılıp
tamamen objektif olarak dinlemek çaba gerektirir. Dinleme duyumsaldır. Aklınız ve duygularınız
aktiftir. Dinleme okumaya kıyasla daha zordur. Çünkü; Yeniden okuduğunuz gibi yeniden
dinleyemezsiniz. Konuşmacının hızını isteğinize göre ayarlayamazsınız. Hangi hızda konuşuyorsa o
hızda dinlemek zorundasınız. Dinleme zor iştir, eğitim ve ustalık gerektirir.
Bazı Aktif Dinleme Teknikleri;
 Kendinizi güdüleyin, konsantre olun, susun, sadece dinleyin ve sadece
anlamak için dinleyin
 Dikkat dağıtıcı hareketlerden kaçının
 Sözünü kesmeyin. Sonuna kadar dinleyin, zaman tanıyın, kendisini ifade etmesine imkan
verin, söze girmek için acele etmeyin sıra nasılsa size de gelecek.
 Dinlerken yanıt hazırlamayın. Sıranız geldiğinde ne söyleyeceğinize karar vermeden önce,
mesajı tam olarak alın.
 Dinlemek istediğinizi hissettirin, anladığınızı gösterin, konuşan kişiyi cesaretlendirin
rahatlatın,
 Konuşma sırasında beden dilinizi (olumlu ve cesaretlendirici yüz ifadesi, beden hafif öne eğik,
göz teması, hafif gülümseme, ara-sıra baş sallama,) ve sözlü onay, işaret ve kelimeleri (evet…
anlıyorum… hmmm… demek öyle…) kullanın
 Tam anlamadığınız yerlerde boşlukları siz doldurup varsayımlarda ve erken
çıkarımda bulunmayın, gerekirse soru sorun, emin olmak için tekrarlayıp teyit edin. Resmin
bütününü görmeye çalışın
 Konuşma ve dinleme arasında yumuşak geçişler yapın doğal olun
 Önyargılı davranmayin, empati yapın, paradigmasını anlamaya çalışın
 Karşı çıkmak yerine anlamak için dinleyin.
 Eleştirel, yargılayıcı ve tartışmacı bir tutum ortaya koymayın. Bu, konuşanı savunucu olmaya
yöneltir veya kapatır… İletişimi koparır.
 Sinirlerinize hakim olun, duygularınızı kontrol edin

Etkin Anlatma; yöneticilerin görev verme, bilgilendirme yapma ve geri bildirim verme gibi süreçlerde
ustaca kullanmak zorunda oldukları bir araçtır.
Bazı Etkin Anlatma Teknikleri;
 Sakin (ne çok hızlı ne de çok yavaş) konuşun. Acele etmeyin. Karşınızdakinin sizi dinlediğinden
ve anladığından emin olun.
 Sesinize kullandığınız sözcüğün «anlamını» yükleyin
 Beden dilinize dikkat edin (olumlu yüz ifadesi, beden hafif öne eğik, göz teması, hafif
gülümseme, mimiklere, baş ve el hareketlerine dikkat)
 Az, öz, basit anlatın, lafı evirip çevirmeyin, konuyu dağıtmayın, parantezler açmayın,
 Karşınızdakinin konuyu ya da konunun bazı detaylarını zaten biliyormuş gibi
varsaymadığınızdan emin olun.
 Fazla kavramsal anlatımlar kullanmayın, kullandığınız kavramları kısaca tarif edin.
 Karşınızdakine Empati yapın ve bunu ona hissetirin, paradigmalarına hitap edin.
 Olumsuz bir geri bildirim verecekseniz kalabalık bir ortamda değil başbaşa görüşün.
Geribildirim için olumlu bir giriş yapın, önce olumludan başlayın.
 Soruları sakın yargılayıcı, tuhaf, “aptalca” algıladığınızı ima etmeyin,
 Karşınızdaki sık sık sözünüzü kesiyorsa;
 Eğer anlamak için soru soruyorsa müsaade edin
 Eğer sizi dinlemeyip sadece kendi fikirlerini ileri sürüyorsa, sinirlenmeyin sakin olun kibarca
ikaz edin.
Bu tekniklerin, özellikle yöneticiler tarafından uygulanması kurumda motivasyonun ve takım ruhunun
oluşmasını sağlayacaktır. Böyle bir çalışma iklimi ise başarının anahtarıdır.

KURUM İÇİ (ÖRGÜTSEL) İLETİŞİM VE MOTİVASYON
Deniz Mehmet Gürsoy
VUCA DANIŞMANLK
info@vucadanismanlik.com
https://www.vucadanismanlik.com/
0216 606 2505 / 0532 134 5298

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
bedav bahis sitesi